Kaliteli Silaj Yapımı
Silaj yapım süreci, inek başına elde edilen süt veriminin tatmin edici düzeye çıkarılması açısından büyük önem taşımaktadır. Arazide, silaj kalitesi bitkilerin gelişimine göre kesim zamanına bağlıdır. Yıl içerisinde 2 veya 3 defa kesim yapılması genellikle yemlerin sindirilebilirliğini azaltırken kuru madde verimini artırır. Her sezonda 4 veya 5, hatta 6 kesim yapılması ise topraktan hem yüksek verim elde edilmesini hem de yem kalitesinin artmasını sağlar.
En iyi silaj bitkide kuru madde oranının %30-35 e ulaştığı ve bitkide ham protein oranının kuru maddede %16-18 e ulaştığı dönemde yapılır. Fermantasyon sonrasında, şeker içeriği kuru maddenin %3'ü ile %5'i oranında olmalıdır.
Kaliteli Silaj Nasıl Yapılır?
Arazide işleme

Gelişim aşaması (başakçık oluşumu öncesinde / "erken gövde uzaması") esnasında bitkinin solan kısımları kesilir ve arazinin tamamı üzerinde eşit miktarda dağıtılır. Tercihen sonraki 2 ila 4 günlük hava durumunun kuru bir dönemi işaret etmesi gerekmektedir. Araziden yeniden büyümenin hızlandırılması için anız boyunun 6 - 8 cm'den az olmaması gerekmektedir (yalnızca otlatma dönemi öncesinde ot boyunun 5 cm olması daha uygundur).
%30 ila %35'lik kuru madde kaybın en aza indirilmesini, silaj tüketiminin de azami seviyeye çıkmasını sağlar.
Ot, üçgül ve yeşil bitki içerisinde %30 - %35 oranında kuru madde olması tüketimin azami düzeye çıkmasını, ayrıca hem arazide hem de depoda kaybın en aza inmesini sağlar.

Otları sıralar halinde toplayın ve kuru madde içeriğinin %30 ila %40 arasında olduğu dönemde hasat edin. Bu işlemin, yağmur olmaması halinde, kesimden sonraki 24 saat içerisinde yapılması idealdir. Otları 1 - 3 cm'lik parçalara bölmeniz tavsiye edilir. Sarılı balyalar hazırlanırken hasat esnasında %45 ila %50 oranında kuru madde elde edilmesi amaçlanır ve hassas kesime gerek duyulmaz. Her durumda silaj içerisine kum/toprak karışmaması için arazinin her tarafının düz olması gerekmektedir.
 
Siloda işleme
Silaj sarılmış balyalara yapılabilir (silo içerisinde duracaksa alt kısmı ve yan tarafları sert olacak şekilde hazırlanır, arazide bekletilmesi halinde yığın olarak bırakılır). Ama en önemlisi otların hızlı bir şekilde sıkıca paketlenmesi ve silajın %100 hava geçirmeyecek şekilde kapatılmasıdır.
Silo veya arazide silaj yapılması için bazı hazırlıkların tamamlanması gerekir. Silo temizlenmeli, silonun yüzeyinde bulunan delik veya kırıklar onarılmalıdır. Doldurma işleminden önce silaj çukuru veya ambarının, çukur veya ambarın boyutuna uygun, kaliteli folyo kullanılarak kaplanması gerekir.
Folyonun silaj duvarlarını kapatması ve oksijenin silaja girişini engellemek için kenarların üst üste binmesi gerekmektedir.
Hızlı silo işleme. Ambara getirilen ot, alana ince tabakalar halinde (azami 10 cm) eşit olarak yayılmalı ve kütle içerisinden olabildiğince çok hava tahliye etmek için traktör yardımıyla sürekli olarak ezilmelidir.
Bu işlemin tamamlanmasının ardından silaj iki kat folyo ile kapatılmalı ve hayvanların içini açmasını engelleyecek şekilde kaplanmalıdır. Kilitli folyo (bu folyolar yaklaşık olarak 10 yıl kadar kullanılabilmektedir) veya 10 cm kalınlığında taşsız kum kullanılabilir. Taşsız kum kullanılması en güvenli yöntemdir.
Sarılı balyalar ise sıkıştırma ve paketleme işlemlerinin doğru şekilde yapılmasını sağlayan özel ekipmanlar kullanılarak arazi üzerinde yapılır. Yüksek kaliteli fermantasyonun sağlanması için balyaların 6 ila 8 kat folyo ile sarılması gerekir. Burada amaç %45 ila %50 civarında kuru madde elde etmektir.
 
Silaj katkı maddelerinin kullanılması
Bazı durumlarda prosesin silaj katkı maddelerinin eklenerek desteklenmesi yararlıdır. Normal kuru madde içeriği bulunan otlar için homofermentatif laktik asit bakteri içeriği bulunan ürünler tercih edilir. Bu tür katkı maddeleri, genellikle, uygun fermantasyon sınırı olan 2 günlük solmanın ardından kuru madde içeriğinin %28'in altında olması, otun içerisinde %60 ila %70'ten fazla üçgül içeriği bulunması halinde (bu tür bir durumda silajın rengi koyu veya siyahtır) veya toprak kirlenmesi riski olması halinde (bu durum fermantasyonu kısıtlar) kullanılır.
Hiçbir silaj katkı maddesi iyi bir silaj tekniğinin yerini tutamaz fakat bazı durumlarda bu katkı maddelerinin kullanılması silaj kalitesini artırabilir.
Silaj kalitesi
Ambarda saklama (bitkilerin saplarıyla birlikte hayvan yemi olarak kesilip ambarda saklanması) prosesi, normal şartlar altında 3 ila 4 hafta içerisinde tamamlanır ve bu sürenin sonunda sonuçların analizinin yapılması gerekir. Şekil 8'de iyi ve kötü silaj yapım prosesleri gösterilmektedir.
Kaliteli silaj için, normal kuru madde içeriğinde pH değerinin 4.5 veya daha düşük olması söz konusudur. Laktik asit içeriği yüksek, asetik asit içeriğinin orta düzeyde, bütirik asit içeriğinin ise oldukça düşük olması gerekir. Amonyum Nitrat içeriğinin düşük olması, hatta tercihen toplam Nitrat içeriğinin %8'inden az olması gerekir. Son olarak da silaj içerisindeki anaerobik spor (bakteri) içeriğinin düşük olması gerekir. Aksi takdirde alınan sütün kalitesi ve buna bağlı olarak da fiyatı düşecektir. İyi silajda küf olmamalı, laktik asit kokusu bulunmalı ve hayvanlar için lezzetli olmalıdır.
 
Silaj kalitesinin düşük olması durumunda karşılaşılan riskler
Silaj kalitesinin düşük olmasının üretim üzerinde oldukça önemli etkileri vardır. Kalitenin düşük olmasının sonucu olarak hayvanların yem tüketimi azalır, buna bağlı olarak da süt ve et üretimi azalır. Silajda bulunan anaerobik sporlar ( bakteriler ) de sütü kirleterek peynir üretimini sekteye uğratacaktır. Islak, küflü veya çürümüş silaj hayvanlar için uygun değildir.
Tüketim kaliteye bağlıdır
İyi ve taze ot veya silaj söz konusu olduğunda kuru maddedeki enerji konsantrasyonu yüksektir (7 Mega JouleNEL'in üzerinde). Ot ve silaj tüketiminin yem miktarı açısından değil inek başına düşen enerji açısından değerlendirilmesi ve Mega Joule veya kcal gibi besin birimleri cinsinden ölçülmesi gerekmektedir.
Enerji alımının yüksek olması kuru maddedeki enerji miktarının yüksek olmasına ve ineğin doyma kapasitesinin en iyi şekilde kullanılmasına bağlıdır. İnekler otların ve silajın tadına hemen tepki verir ve kısa boylu, taze, yaprakça zengin, gövde ve yabani ot bulundurmayan otları tercih ederler. Bunun yanı sıra günün 24 saatinde (beslenme saati için günlük olarak daha fazla zaman ayrılması) kokusu ve tadı güzel olan kaliteli silajı tüketmek isterler. Kaliteli yem tüketmelerinin bir sonucu olarak hayvanlardan daha fazla süt alınır, daha sağlıklı hayvanlar yetiştirilir ve çiftçi daha fazla kar eder.
  


Sindirilebilirliğin Yüksek Olmasının Önemi


Yapılan birçok araştırmada yemin değeri, sindirilebilirliğin yüksekliği ile ölçülmektedir-; bu da bir kg kuru madde başına düşen enerjinin bol olması anlamına gelir. Organik maddenin veya hücre duvarlarının sindirilebilirliğinin 1 birim (%) oranında iyileştirilmesi halinde, inek başına düşen günlük kuru madde tüketimi 0.2 kg KM( Kuru Madde ) oranında yükselecek, buna bağlı olarak da inek başına düşen günlük süt verimi 0.25 litre veya daha fazla artacaktır.
Aşağıdaki tabloda, süt veriminin silajdaki enerji konsantrasyonuyla ilgili olduğu durumlarda, yalnızca ot ile beslenen süt ineklerine ilişkin teorik üretim eğrisi verilmektedir. Sapsız taze otların tüketildiği durumlarda süt verimi çok yüksek seviyedeyken, yemden alınan tüm enerjinin hayvanın temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıldığı, tazeliğini yitirmiş düşük kaliteli besin tüketildiğinde sıfır düzeyine doğru düştüğü görülmektedir.
Sindirilebilirlik genel olarak iki faktör ile belirlenir.
• Otlaktaki karışımın kompozisyonu
• Ot gelişimine göre hasat zamanı